Değişik bir gece


Oldukça uzun bir aradan sonra dışarıya çıktım. Alında biraz silah zoruylada olsa kuzen geldi evden aldı, saçımdan sürükledi. İyi de yaptı, sessizliğe o kadar alışmışım ki konuşmayı unutmuşum. Yürümeyi unutmuşum ve elbette yaşamayı unutmuşum. Hiç ama hiç aşina olmadığım bir plan yapılmış, bostancıda bi meyhaneye gidilcek. Fasılla başlayacağız sonra dansöz çıkcak, en sonda topik bi arkadaş bizi eğlendirecek. Beni bu noktada tutacak bir şey ararken sınırsız yerli içkiyi duydum ve kabul ettim. Hani dansöz de ilginç olabilirdi, alaturka eğlence kültürümüzde olurdu. Bir o eksikti zaten. Sonuçta eğlenceye ihtiyacım vardı, birde tanımadığım bir adamın doğum günü varmış bu sebepten tanımadığım 18 kişi de olcakmış. Değişiklik olur tabi kalanların yaş ortalaması 30 olunca biraz da genç kalacaktım ortamda.

Fasıl güzeldi, hatta çok güzeldi. Ruhumda kaç tane dikiş varsa hepsi açıldı, ne kadar kan kaybettiğimi hesaplayamadım. Darmadağın oldum, hayatıma girenler, çıkanlar, giremeden çıkanlar.. Herşey tekrardan aklımda dolaştı, damarlarımı parçaladı, acıdıkça acıdı. Kanadıkça kanadım. Sonrasında sanrılarım geldi onların şekillerine bürünerek. Bu arada fasıl iyice yavaşlamış, damarlarımın yerlerini değiştirmeye başlamıştı. Bir anda o kadar çok insanı hatırlamak insanı mezara sokabiliyor, bunu anladım. Düşünsenize bir anda acısını zaten çekmiş olduğun pişmanlıklar tekrar ortaya çıkıyor. Bir sürü insan sureti gözlerimin önünde dolaşmaya, ayrılık sözcükleri, cümleleri beynimi kemirmeye başladı. Zor bir deneyimdi benim için. Hele kişi sayısı azalıp elim telefona yaklaştığında. Üç insanı aramak istedim o anda. Biri hayatımdan çekip gitmiş bir dosttu, ona bu ortama ne kadar yabancı kaldığımı, evde oturup pain of salvation dinleyi tercih ettiğimi söylemek istedim. Ancak telefonlarımı açmadığı ve beni sildiğini hatırlayınca vazgeçtim. Diğeri yanımda olmasını başımı kıvırcık saçlarına yaslamak istediğim bir başka dosttu. Belki de bir dosttan daha fazlası, özel bir dostta. Bu sırada gecenin bir vakti olduğu için bundan da vazgeçtim. Ve sonuncusu arayıp küfretmek istediğim birisiydi, o aptal mutluluk rüyalarımdan uyanmamı sağladığı ve aşka olan inancımı yerle bir ettiği için. Ancak numarasını hatırlamadığımdan ötürü onu da arayamadım. Belki deneme yanılma ile bulabilirdim ama ne gerek var dedim kendime.

Elbette içmeye devam ettim, dansözün balık eti olmasını bekliyordum ama balina etli gelince hayal kırınlığı oldu. Bende kendi iç dünyamdaki savaşlara geri döndüm. En kötüsü de her yerde O'nu görmemdi sanırım. Aslında oldukça mutluydum ben halimden sadce bir süreliğine bağlantıları koparmıştım dünya ile. "Yaşa" dedi bana ve mecburiyetten geri döndüm hayata.

Topik arkadaş çıkınca bir süre ben buraya ait değilim diye düşünsemde dans etmeye zorlandım yeniden kuzencim tarafından. Diğer bir taraftanda yüksek duvarları olan bir kızla gece boyunca bakışıyorduk. Duvarları o kadar yüksek örmüştü ki, gözlerine doğru yaptığım her yolculukta yolumu kaybettim. Kim olduğumu unuttum, dansa davet etsem kabul ederdi. Yavaşça duvarlara tırmanır ve diğer tarafa geçerdim. Ancak buna hakkım var mıydı sanki? Ben diğer tarafa geçince bir süre sonra duvarlar yıkılacaktı ve ben gidince daha yüksek duvarlar inşa etmesi gerekecekti. Elbetteki gitmeyi düşünmüyordum başlangıçta, kalıcı olmak istiyordum elbette. Ancak hep gittim, attığım her adımda etrafımı paramparça ederken gittim hatta. Yıldızları aşıp gözlerine ulaştığımda gördüğüm güzellik orda kalmamı sağladı. Belki gitseydim, belki tırmansaydım, belki o izin verseydi! Ancak yapmadım, kendimden insanları korumaya çalışıyorum, belki yaptığım yanlıştı. Belki çok özel birisini tanıma şansını kaçırdım ama hayat bu. Bir kalp daha kırmaya dayanamam.

Son olarak ben içmeye devam ettim, başka bir kızla birbirimizden uzaklarda, başka yönlere bakarken dans ettik. Sonra sabah oldu ve geri döndüm. Değişiklik iyi oluyor bazen, sadece bazen!

Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook