Sevmek...


Geçenlerde Ragıpla birlikte sohbet ediyoruz. Kendisi bizim hayali dostumuz olmasına rağmen, sohbeti çok iyidir. Tertemiz bir kalbi vardır, sevgi kelebeği gibidir. Yaşı da gençtir bu yüzden sık sık benim engin bilgilerimden faydalanmak için bana gelir. Aşk hakkında soruları vardı, dedim yanlış adama geldin sen. Aşkı bana sorarsan, içini karartırım senin, hayattan küsersin. Israr etti bir süre kıramadım işte. Bir kadını sevmek nasıl olur diye sordu, onu nasıl sevmeliyim dedi. Bunu kendin öğrenmelisin, cevabını bilmediğim bir soru bu diyerek başımdan savabilirdim ama iri gözlerini kocaman açmış karşımda dururken yapamadım. Sonra ben konuşmaya başladım, evdekiler deliliğime dair kanıt topladıkları için hemen not almaya başladılar.

"Genel olarak sevmek kendiliğinden olur der erkekler, ona değer veriyorsan tamamdır bu iş. Hatta değer vermeye de gerek yok derler ama bunu belli etmezler genellikle. Oysa bir kadını sevmek dünyanın en zor işlerinden birisidir. Bir kadını sevdiğin zaman onun bugününü, yarınını ve geçmişini sevmen gerekir. Genellikle herkes bugünleri sever, bugünler bitince sevgide biter. Ancak bu kadar basit olamaz. Önce geçmişini sevmek gerekir. Her kadının içinde, büyümemiş bir çocuk vardır. Erkeğin önce o kız çocuğunu sevmesi gerekir. Önce onu kabullenmelidir, onu görmeli ve anlamalıdır. Yoksa eksik kalır herşey, anlamsız olur. Yarın gelir ve biter! Bu yüzden önce o çocuğu bulmak gerekir, genellikle kalın duvarların arkalarında hapsolmuşturlar, tuzaklarla dolu bir labirentin içinde yaşarlar. Her tuzağın neden koyulduğunu, duvarların hammaddesini anlamak da gerekir. O küçük çocuğu anlamadan sevemezsin, olmaz. Sevmek farklıdır kadınları, zordur aslında. Zaman gerekir, tanımak gerekir ama inanmak gerekir. Geçmiş, şimdi ve geleceğini düşünecek kadar umursamak da gerekir. Sevmek zordur bu yüzden.

Sandman okurken tekrardan çocukluklar ve rüyalar üzerine bir bölüm vardı. Ne zaman okusam etkiler beni. Erkek çocuklar hep süper kahraman olmak ister düşlerinde, uçmak, dünyaları kurtarmak rüyaları kurar. Ancak kız çocuklarının farklı bir rüyaları vardır, ortak tek bir rüya. Hepsi prenses olmak ister, onların içindeki prensesi görmeden de sevmekten söz edilemez. Eksik kalır."

Dedim Ragıpa, karışmış olan kafasının iyice karıştığını fark ettim. Zamanla ne demek istediğimi anlayacağını söyledim veya anlamayacaktı. Herkes anlamazdı zaten, herkes sevemezdi. Eh baştan söylemiştim bu konuda yanlış adama sorduğunu ama çocukcağız ne yapsın bizim hayali arkadaşımız olduğu için fazla bir şansı yoktu. Biraz daha konuştuktan sonra beni yazılmayı bekleyen bir öyküyle başbaşa bıraktı ve bana tekrardan beklemek kaldı...

Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook