Fenerbahçe olmak


İlk Fenerbahçeli olmak yazımı yazdıktan sonra neredeyse bir sene geçti. 2011 şampiyonluğunu kazandıktan sonra yazmıştım hatırlıyorum. Hem de çok net hatırlıyorum o zamanki duygularımı, gururumu, mutluluğumu. Fenerbahçeli olmak böyle bir şey işte diyordum o zamanlar. Sahiden de en mutlu insanlardan birisiydim. Sonra bir şeyler oldu 3 Temmuz günü. Şike var dediler. Başkanımızı, yöneticilerimizi içeriye aldılar. En değerli futbolcularımız satıldı. Bir anda en mutludan en mutsuza geçtik. O büyük bir belirsizlikti ki bizim için ne yapacağımızı bilemedik. Okuduğumuz her haberde ya küme düşüyorduk ya Avrupa da futbol oynayamıyorduk ya da başka şeyler oluyordu. Bir anda suçlu ilan edilmiştik ve giyotin de çekilmişti üzerimize. Kesmişlerdi kafamızı bir an için bile düşünmeden.

Herkes bu duyguyu hissetmez. Her taraftar tek olmanın, yalnız olmanın nasıl bir şey olduğunu da bilmez. Bunu anlatmak da istemiyorum. Bir savaş alanının ortasında olduğunuzu düşünün ve tüm namlularım size çevrildiğini. Hepsi de ateş ediyor elinizde hiçbir şey yok sadece çubukluya güveniyorsunuz. Belki de anlatma imkanı yok bunu, belki hiçbir kelime o dönemleri açıklamaya yetmez. Hiç bir şey bilmiyorsunuz ve sizin dışınızdaki herkes celladınız olmuş. Bir an bile düşünmeden yazıyor, konuşuyorlar. Teksiniz ya teksiniz. Düşünsenize kocaman bir dünya var siz tek başınızasınız. Diyorlar ki bırak takımını yoksa onun gibi sen de mahvolursun. Bu esnada düşünüyorsun ki bunca yıl olmuş çubukluya aşık olalı ve diyorlar ki unut onu bırak onu. Ne yapacağını bilemiyorsun işte. Herkes sana karşı, kafan giyotin de ve ne olacağını bilemiyorsun. Hatta lütfedip sana son bir şans da vermiş, bırak demişler.

Bu noktada ne yaparsın sevgili okuyucu? Bırakır mısın yoksa devam mı edersin? Bir çokları bırakır. Bir çok takımın taraftarı o an vaz geçer, korkar belki giyotinden. Belki de beklenen odur. İnsan korkak bir varlıktır ve korkması da çok doğaldır. Ancak 3 Temmuzdan sonra bütün ezberleri bozacak bir şey oldu. Bir tek taraftar bile bırakmadı. Bunun nasıl bir şey olduğunu anlatmanın bir yolu yok herhalde. Yazarken bile ellerim titriyor. Düşünsenize 25 milyon insan onlara söylenenin tam tersini yaptığını, bırak dendikçe daha sıkı sarıldığını. Hani aşıktı ya çubukluya bir de ona bağlandığını, ondan vazgeçmediğini ve onun için dünyayı karşısına aldığını bir düşün. Birileri canlı canlı mezara koymuşken Fenerbahçeyi taraftarın onu dışarı çıkardığını bir düşün.

Buna kimse inanmadı başta, kimse anlam veremedi bu güce. Ancak taraftarı Fenerbahçeyi asla yalnız bırakmadı. Etten bir duvar oldu kimi zaman. Kimi zaman ise onun için yürüdü on binler, yüz binler ve dahası. Kimi zaman Silivri de sabahladılar sadece başkanları kendini yalnız hissetmesin diye. Avrupa kupalarına gidemeyince Feneriumlara koştu herkes. Kaybını biz karşılarız demek için. Biz hep yanındayız demek için. Senin başka bir şeye ihtiyacın yok demek için ve işin en garibi bu en ufak bir karşılık beklemeden yaptılar hepsini. Bunları anlatmanın bir yolu yok. Görseler bile anlamazlar. Ancak şu büyük bir gerçektir ki hayatı boyunca maç izlememiş bir taraftar en fanatik Fenerbahçeli oldu bu süreçte. Sanırım bunun için herkese teşekkür etmeliyiz. Böyle bir birlikteliği nasıl anlatılır bilemiyorum ama 25 milyon farklı insan tek bir bedende birleşti ve onun için elinden gelen her şeyi yaptı.

Bu yazıyı geçen sefer olduğu gibi şampiyon olduktan sonra yazmıyorum çünkü önemli değil şampiyonluk. Ne olacak şampiyon olamazsak. Üzülmem, üzülmeyiz çünkü Fenerbahçe'nin şu anda durduğu yer bizim en başından beri istediğimiz yerdi. Giyotinden kurtulup geldik buraya. Bizi gömdükleri o mezardan çıkıp geldik. Hiç bir umudumuz yokken, kolumuz bacağımız kırılmış bir haldeyken iki kupayı alma ihtimalimiz oldu. Hala birileri futbolun yeşil sahalarda oynandığını söylüyor. Gülüyorum onlara biz Fenerbahçeyi hayatımız yaptık, onunla yaşadık ve onu buraya kadar getirdik. Sanırmısınız bir tane dandik kupanın umurumuzda olduğunu. Biz Fenerbahçeli olduk en kötü günlerde. Başka hiçbir taraftarın asla bilemeyeceği şeyleri yaşadık. Biz Fenerbahçe olduk kupa da neymiş. Biz Fenerbahçe olduk. 25 milyon kişi bir oldu şampiyonluk da neymiş.

Bunu hep söyledik tekrar ediyorum "En Kötü Gün Bugünse, Bugünde Fenerbahçe."

Herkes Fenerbahçe olamaz, herkes böyle sevemez.

Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook