Aşkın mezarı 34

Kızın sorusu karşısında kadın başını avuçlarının arasından yukarıya doğru kaldırdı ve o an onun kızarmış gözlerini ve ıslanmış yanaklarını gördü. Onu incelediği zaman eskimiş elbiselerin zayıf bedenine bol olduğunu gördü. Kadın bir süre boyunca cevap vermedi. O esnada kızı ölçüp biçtiğini düşündü. Elbette onun yanına yeni elbiselerle gittiği için onu normal karşılamaması doğaldı.

Kadın cevap verdiği zaman sesindeki yıpranmışlığı hissetti kız "nerede olmayı bekliyorsun?"

Kadının ne demek istediğini anlamamıştı ama sesinde alaycı bir ton vardı yine de aynı ses tonuyla devam etti konuşmaya "neler oldu burada?"

"Dünyanın sonundasın!"

"Dünya burada son bulmayacak. Hangi zamanda olduğumu bilmiyorum ama devam edecek zaman."

"Dünyanın sonu nedir senin için? Herkesin öldüğü yer midir yoksa her şeyin bittiği yer mi?"

"İkisi de sanırım."

"Güzel, her şeyin bittiği yerdesin şimdi."

Anlamıyordu ve anlaması için bir şeyler yapmalıydı ancak ne yapacağını bilmiyordu. İlk önce kadına doğru yaklaşıp elini yüzüne doğru uzattı. Kadın başlangıçta kendini geriye doğru çekti ama kız yanaklarındaki ıslaklıkları sildiği zaman hafifçe gülümsedi. Gülümsemesinin gerçek olmadığını anlamıştı ama yapabileceği hiçbir şey yoktu.

"Gelecekten geliyorum ben daha doğrusu kendi dnamdaki hatıralar arasında yolculuk ediyorum." gerçeği söylemek avantajına olabilirdi.

"Gelecekten geliyorsun demek ki ve dnandaki hatıralarda yolculuk ediyorsan ben gerçek değilim, sadece bir hatırayım."

"Evet, ama ilginç bir biçimde hatıra olmana rağmen benimle konuşabiliyorsun."

"Söyle bakalım gelecek nasıl? Herşey güzel olacak mı?"

"Olmayacak. Sistem herşeyi ele geçirmiş durumda ve insanlar anlamsız bir şekilde yaşıyorlar. Bir süredir duyguları arıyorum ama daha bulamadım. Buraya da bunun için geldim onları anlamak istiyorum, aşkı öğrenmek istiyorum."

"Demek sistem aşkı yok etmeyi başardı. Önce tüm kitapları yok etti, sonra şarkıları. Daha sonra duyguları olanları öldürdü. Şimdi o zamandayız işte. Duyguları öldürüp onları bitirmeye çalışıyor."

"Başarıyor da ama herşey bitmiş değil. Hala mücadele ediyorum, benim gibi başkaları da var biliyorum."

"Madem buraya aşkı öğrenmek için geldin sana onu anlatayım. Duyguların son anlarındayız şimdi ve biliyorum ki bir süre sonra onlar da kalmayacak. Sana onunla tanışma hikayemi anlatayım istersen. Savaşın başladığı zamanlardaydım sanırım 1 yıl kadar önceydi. Ben hastanede çalışıyordum ve yaralılarla ilgileniyorduk. Bir gün hastaneye bir erkek geldi. Bir kolu kopmuştu ve ağır yaralıydı. Kopan kolunu diktik ve onunla ben ilgilendim. Bir süre sonra kendine gelmeye başlamıştı ve daha sonra yürümeye başlamıştı. Tekrardan savaşa gitmek istedi ama onu göndermedik çünkü bir bacağını da kesmek zorunda kalmıştık. Ancak yerinde duramıyordu. Birkaç ay bu şekilde geçti ve garip bir biçimde yakınlaşıyorduk. Daha sonra bir gün hastaneye saldırdılar ve o gün birçok insanı kaybettik. Nasıl oldu bilmiyorum ama onu yanıma alarak kaçmayı başardık oradan. Birkaç gün boyunca sadece kaçtık. Ne yiyecek bir şeyimiz vardı ne de içecek suyumuz. Sokaktaki çöpleri yiyorduk hep. Daha sonra bir ev bulduk ve oraya sığındık. Evin küçük bir bahçesi vardı ve oradaki sebzeleri ve meyveleri yiyorduk. Birkaç ay da öyle geçti. Sonra bir gün siyahlı adamlar bizi buldu. O bastonuna yaslanıp kapının dışarıya çıktı. Eski bir silah vardı elinde ve onu kurşunladılar. Ben ise pencereden kaçmış ve olanları izliyordum...."

O anda kız kendini evin dışında buldu. Her yer yanıyordu ve her yerden patlama sesleri geliyordu. Etrafına baktığı zaman yerde yatan parçalanmış bedenleri gördü. Birçoğu kurtlanmıştı ve gerçekten çok kötü kokuyorlardı. Nefes bile alamadığını o an fark etti. Daha sonra elinde tahta baston olan bir adamın evin kapısının önünde durduğunu fark etti. Boşta olan elinde bir silah tutuyordu ve etrafı siyahlı adamlarla çevrilmişti. O an nefes bile alamadığını hissetti kız. Sanki ona bir şey olursa bütün bir evren kendi içine çökecek ve yok olacaktı. Bir an sonra silah seslerini duydu ve adam kanlar içinde yere yığıldı. O an bedeni yere çöktü ve gözlerinden sular akmaya başladı. Ayağa kalkıp siyahlı adamların yanına gitmek istedi ama kıpırdayamıyordu. Onu da öldürmelerini o kadar istiyordu ki ama öldürmediler. Bir süre sonra siyahlı adamlar uzaklaştı ve o sürünerek adamın yanına gitti. Cansız bedenine sarıldı, soğumaya başlamış tenini öptü. Adam gülümsüyordu, bir insan neden ölüme gülümser diye düşündü. O an tüm renkler yok olmuştu onun için. Sadece adamın cansız bedeninden akan kan kırmızıydı ve kırmızı geriye kalan tek renkti. Daha sonra yıkılmış, parçalanmış binalar unufak olmaya başladı. Onun için hiçbir şeyin anlamı yoktu. Başını adamın kanlar içindeki göğrsüne yasladı. Bir süre boyunca ölmeyi bekledi ama o ölemedi. Yıldızlar gökyüzünden teker teker dökülüyordu ve dünyanın sonu diye düşündü ama hiçbir şey olmadı. Onsuz yaşamanın hiçbir anlamı yoktu ama onsuz yaşayacaktı. Nefes almadan yaşamak gibiydi sanki ve o orada ölmüştü. 

"Ne oldu sana?" diye sordu kadın.

"Anlattıklarının hepsini yaşadım. Onun ölümünü gördüm, onun kokusunu hissettim. Ona karşı duygularını bile hissettim. Onun kaybını, acısını, yokluğunu, ölme isteğini."

Kadın hafifçe gülümsedi ama bu sefer gülümsemesi daha sahiciydi. "Benim yaşadıklarımı yaşadın. Keşke onu ne kadar sevdiğimi de anlayabilseydin."

"Evet sevmek, bulduğum yazılarda vardı o ama anlamıyordum şimdi anlıyorum ama sevmeyi de aşkı da. Sadece daha fazla öğrenmeliyim. Kalbimin attığını hissediyorum şu an sanki yaşamaya daha yeni başladım."

"Umarım bir gün sende bu duyguları hissedersin. Gelecekte neler olur bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey var o da aşkın seni en umutsuz zamanında bulacağıdır. Şimdi gitmen gerekiyor galiba"

Tam "bilmiyorum" dediği sırada zaman tekrardan geriye doğru akmaya başladı ve kendini ağaçlık bir yerde buldu. Ağaçlık alan oldukça büyüktü ve tam ortadan bir yol geçiyordu. Etrafına baktığı zaman birkaç tane ev gördü ve o an geçmişe doğru uzun bir yolculuk yaptığını anladı. Biraz ileride büyükçe bir ağaç vardı ve ağacın altında uzun saçlı bir adam elindeki bir deftere bir şeyler yazıyordu.

Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook