Aşkın mezarı 40

Beklemek ikisi için de zordu. Hele söyleyecek binlerce sözleri varken beklemek daha zor geliyordu. Bir süre boyunca birbirlerine doğru hiç bakmadılar. İkisi de kafalarını farklı yönlere çevirmiş ve içinde hiçbir şey olmayan odayı inceliyordu. "İçi dışından nasıl daha büyük olabilir" diye düşündü erkek. Bu esnada kız ise sonrasında nelerin olabileceğini hesaplamaya çalışıyordu. İkisi için de oldukça uzun bir beklemeydi.

Ancak kız daha fazla dayanamayacağını hissettiğinde ilk soruyu soran olmuştu "Nasıl bir mesaj bekliyoruz."

Şapkalı adam bu soru karşısında hafifçe gülümsedi. Bu soruyu beklediğini düşündü erkek ama hiçbir şey söylemedi. "Geçmişten gelen bir mesajı bekliyoruz. Birkaç dakika sonra masasın arka tarafında bir görüntü belirecek ve bize bazı şeyler anlatacak."

"Peki, ne anlatacak?" diye sordu erkek.

"Bende senin gibi bilmiyorum. Sadece burada olmamız ve mesajı dinlememiz gerektiğini biliyorum. Mesajı gönderen kimse belirli aralıklarla ortaya çıkar. Ben şimdiye kadar mesajları izlemedim. Bu yüzden sizin kadar merak ediyorum."

Şapkalı adam cümlesini bitirdikten birkaç an sonra metalik bir ses duyuldu ve masanın arka tarafından mavi bir ışık yükseldi. Birkaç an boyunca mavi ışığın kendini toplarlama zamanıydı. Daha sonra ise mavi ışığın ortasında bir adamın yüzü belirdi. Tahminlerine göre yaşlı denilebilecek zamana yaklaşmıştı adam. Saçlar dökülmüş, dökülen saçlarının ardından kalanlar ise gri bir renge boyanmıştı. Erkek şaşkınlıklar içinde ellerini dizlerine dayamış ve mavinin içindeki adamı izliyordu. Kız ise ne yapacağını bilemiyor ve olacaklardan korunmak için kendini koltuğun arkasında bulmuştu.

"Hoş geldiniz" dedi mavi ışıktaki adam ve konuşmaya devam etti.

"Sizin karşımda oturduğunuzu düşünüyorum. Aşkı arayan bir erkek ve bir kadın. Bu gece birçok sorunuza cevap vereceğim. Ancak önce kendimden bahsetmek istiyorum. Sizin yaşadığınız zamandan 3000 yıl önce yaşadım. Şu an içinde bulunduğum zamanda sistem aşkı ele geçirmeye başlamış durumda ve fazla zamanın kalmadığını düşünüyorum. İsterseniz her şeyi en baştan anlatayım size.

Benim olduğum zamandan çok daha önceleri dünya yok olmaya başlamıştı. Teknoloji hem benim olduğum zamandan hemde sizin olduğunuz zamandan çok daha üstündü. Dünyanın yok olması yaklaştıkça yaşayanlar korkutucu sonu çaresizce izliyorlardı. Daha sonra süper bir makine yaptılar ve bu makine o zamanda yaşayan en akıllı canlıydı. Her şeyi bildiğini düşünün. Sonra bu makineye dünyayı kurtarmasını söylediler. Makine ise kurtuluş için dünyanın yeniden başlatılması gerektiğini söyledi ve o zamandan 1000 yıl kadar sonra devasa bir savaş başladı. Gezegen nüfusunun yarısından fazlası o savaşta öldü. Bu esnada makine geçen bin yıllık sürede duyguları yok etmeye başlamıştı bile. Savaştan sonra ise duyguları öldürmeyi başardı ve bu sebepten dolayı duyguları bilmiyorsunuz.

Ben büyük savaşın başladığı yıllardan gönderiyorum bu mesajı. Kendi bulduğum bir yöntem sayesinde geleceği tahmin edebiliyorum ve şu anda karşımda oturduğunuza göre yöntemin başarılı olduğunu düşünebilirim. Aşkın koruyucuları olarak geleceğe mesajlar bırakarak onlara ne yapmaları gerektiğini söylüyoruz. Genelde her mesajı en kritik zamanlarda gönderiiyoruz. Şu anda çok önemli bir zamandasınız. Aşkı bulmaya çabaladığınızı biliyoruz. Bu konuda bazı ipuçlarına eriştiğinizi de biliyoruz. Ancak asıl yolculuğunuz bundan sonra başlayacak. Sistemin yok olacağı yolcuğu ikiniz başlatacaksınız. Bu yolculukta sizleri zor zamanlar bekleyecek. Unutmayın ki birbirinizden başka güvenecek kimseniz yok.

Bundan sonra beni birkaç kere daha göreceksiniz. Sizlere ne yapmanız gerektiğini anlatacağım ancak unutmayın ki ben sadece size yol gösteriyorum. Eğer yeterli mücadeleyi göstermezseniz aşk sonsuza kadar yok olacak ve sistem her şeyi ele geçirmiş olacak. Buna izin vermeyeceğinize inanıyorum.

Şu anda dışarıda bir savaş başladı ve her yerde sizi arıyorlar. Bu nedenle dışarıya çıktığınızda çok dikkatli olun. Unutmayın ki biriniz eksik olursa aşk yok olacak. Dışarıya çıktıktan sonra birbirinize bulduklarınızı verin ve bir süre boyunca düşünün aşkı. Onu daha fazla anlamış olacaksınız. Ancak dışarıda bir savaş olduğunu unutmayın ve elinizden geldiği kadar saklanarak ilerleyin.

Son olarak size bir sonraki hedefinizi söylemek istiyorum. Çıkacak sorunları hallettikten sonra aşkın mezarını bulmanız gerekiyor. Aşkın mezarını bulduktan sonra onu hayata döndüreceksiniz. Ancak buna daha çok var şimdi ilk olarak savaştan kaçmalı ve güvenli bir yerde saklanmalısınız. Ne zaman çıkacağınızı anlayacaksınız. Anladığınız zaman size yol gönderecek kişi şu an karşısınızda duruyor. Unutmayın aşkın geleceği size bağlı ve onu sadece siz yaşatabilirsiniz."

Gri saçlı adam konuşmasını bitirdiğinde bir süre boyunca konuşmadılar. Sadece birbirlerine baktılar ve ne söyleyebileceklerini düşündüler. Anlatılanları kabullenmek kolay değildi. Hele gezegene bunların yapılması ve canlıların kendi sonlarını getirmeleri kabul edebilir değildi.

İlk önce şapkalı adam konuştu "Artık biliyorsunuz."

Kız kollarını birbirine dolamış bir şekilde konuşurken sözü alan erkek oldu "Ne yapmamız gerekiyor?"

"Sende izledin. Bulduklarımızı paylaşmamızı ve aşk üzerine düşünmemizi söyledi." dedi kız.

"Evet, öyle söyledi ama sonrasında neler olacak? Savaştan nasıl kaçacağız? Bu arada ben şarkıları buldum üç diskin içindeydi şarkılar. Sen ne buldun?"

"Ben de 3 tane yazı buldum."

"Güzel anlamışsınız. Anlatılanların bir bölümünü biliyordum ve bir diğer bölümünü tahmin ediyordum. Bundan sonra neler olacak anlatayım hemen. Dışarıya çıkacaksınız ve orada sizi siyahlı kız karşılayacak. Onunla birlikte savaştan kaçacaksınız ve sonra güvenli eve gideeksiniz. Gerisini biliyorsunuz zaten, benden haber bekleyeceksiniz."

"Anladım" dedi kız. "Merak ettiğim bir şey var, sen ne zaman aşkı aramaya başladın."

"Güzel bir soru oldu bu teşekkür ederim. Bundan uzun zaman önce bende sizin gibiydim, yaşıyordum bir şekilde ve hep birşeyler eksikti. Ben neden hayatın böyle olduğunu sorgularken bir gün onunla karşılaştım. Hatta yolda yürürken çarpıştık, evet benim hatamdı. Ayağa kalkmasına yardımcı oldum ve sonra o gitti. Eve geçtiğimde onu merak eder bir şekilde buldum kendimi ve kameralardaki görüntüleri ele geçirdim ve daha sonra onun görüntüsü taratıp kim olduğunu buldum. Onu tekrar görmezsem yaşayamayacağımı hissediyordum. Aynı sizin gibi ne hissettiğimi de bilmiyordum.

Onun adresini öğrenince bir gün karşısına çıktım ama kötü tarafı ona ne söyleyeceğimi bile bilmiyordum. İlginçtir ki bana 'Hoşgeldin' dedi. Anlayamadım tabi. Sonrasında bir süre konuştuk onunla. Aşkın koruyucularındanmış o tabi bunu bana çok sonra söyledi. Bilmemede gerek yoktu çünkü onunla çok mutluydum. Kalan hiçbir şey önemli değildi benim için. Öyle ki onunla bir an geçirmeyi onsuz bir ömüre yeğlerdim.

Tabi bir süre sonra bana her şeyi anlattı ve biz aşık olduk birimize. Birbirimiz olmadan yapamıyorduk. Onsuz geçen bir an bana yıllar gibi geliyordu. Nasıl oldu bilmiyorum ama sistem bir şekilde bizi öğrendi ve bir gece biz evdeyken içeriye gidip onu öldürdüler. Bana dokunmadılar çünkü ben sistemin içinde önemli bir görevdeyim. Bunun yerine onu hafızamdan sildiler. Şimdi onu hatırlayamıyorum. Size anlattıklarımı da kağıtlara yazmıştım. Oradan hatırlıyorum yoksa onu hiç görmemiş gibiyim. Ben de sistemi yok etmeye karar verdim ve sonunda ölüm olsa bile onu yok edeceğim."

"Çok üzücü ama bunlar." dedi kız. Gözlerinin kenarlarında bir baskı hissediyordu.

Erkek ise sessiz kalmış ve sinirden avuçlarını sıkmıştı. Tırnakları avuç içine batıyor ve canı yanıyordu ama bu umurunda bile değildi.

"Şimdi görevinizin bu kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz umarım. Bu gezegeni eski haline getirmek, aşkı tekrardan canlandırmak sizin elinizde. Yoksa sistem her şeyi ele geçirecek ve ondan sonra hiçbir şey olmayacak." dedi şapkalı adam.

"Çok iyi anlıyorum. Onu yok etmek için her şeyi yapacağız." bunu söylerken bilinçsiz bir şekilde kızın elini tutmuştu. Ne olduğunun farkında değildi ama ilk kez başka birisinin teni ona yabancı gelmemişti.

Kızın elini tuttuğunda kız başını çevirip ona doğru baktı ve sanki kendine baktığını düşündü.

"O zaman çıkıp ve siyahlı kızın yanına gidin. O size yardımcı olacak ve kendinize dikkat edin."

Erkek ile kız ayağa kalktıktan sonra başlarını eğerek selam verdi ve kapıdan dışarıya çıktı. Dışarıya çıktıları anda tekrardan şehre dönmüşlerdi. İlk olarak büyük bir patlamayı duydular. Öyle ki ikisi birden kendini yere attı. Daha sonra patlamayı takip eden silah sesleri duymaya başladılar. Bu esnada şehrin birçok yerinden dumanlar yükseliyordu.

Birkaç an sonra bir kadın sesi duydular ve kollarının altına sakladıkları başlarını kaldırıp yukarıya doğru baktılar. Karşılarında siyahlı bir kadın duruyordu ve "şimdi gitmemiz gerekiyor, acele edin" dedi.

Ve hızlı bir biçimde ara bir sokaktan ilerlemeye başladılar. Karanlık olan sokak patlayan bombaların etkisiyle aydınlanıyor, bombaların sesi bir süre boyunca duymamalarını sağlıyordu.

Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook