Son yolculuk 33

Kendime ne olduğunu anlamak için birkaç tane yolum vardı. Bunlardan birisi nüfus müdürlüğüne gidip kaydıma bakmak olabilirdi. Böylelikle ölüp ölmediğimi öğrenebilirdim. Ancak zaman geç olduğu için bunu yapmam çok mantıklı değildi. Bunun yerine evime gidebilirdim. Evimde bana ne olduğuna dair daha fazla ipucu bulabilirdim. Tabi otobüs durağına gidip otobüs beklemeye başladım. Beklediğim otobüsler geliyordu ama onlara binemiyordum çünkü bilet sistemi değişmişti. Bu esnada fark ettiğim bir diğer şey ise paranın da değişmiş olduğuydu. Artık batının para birimi kullanılıyordu. Demek ki ülkemi ele geçirmişlerdi.

Bu durum canımın daha fazla sıkılmasına sebep oldu. Nasıl olmuştu da gelecek bu şekillenmişti ve zamandaki kırılmanın bundaki etkisi neydi? Bende Beykoz'a gitmeye karar verdim. Doviz bürosuna gidip elimdeki küçük yabancı paraları yeni paraya çevirttim. Otobüsler taşıma kartı yerine parmak iziyle çalıştığı için evime giden bir taksiye binebilirdim. Biraz daha rahat hareket edebilirdim böylelikle. Geçmişin parasını gelecekte harcıyordum ve zamanı parçalamaya başlamıştım bile.

5 yıl içinde teknolojinin bu derece hızlı ilerlemesi şaşırtıcıydı gerçekten. Ayrıca ülkede olanlar daha şaşırtıcıydı. Eve geçtiğimde bunları araştırmalıydım gerçek bilgiye ulaşabilirsem. Böyle bir sistemde gerçek bilginin saklandığını düşünüyordum.

Beykoz'da taksi durağına gidip gelen ilk taksiye bindim. Selam verdikten sonra evimin yerini söyledim ve yola koyulduk. Taksiyle gitmek benim için bir avantajdı çünkü taksiciden bilgi alabilirdim. "Bu ülkeye neler olmuş" diye sordum ona. Benim neden haberim olmadığını sorduğumda 5 yıldır yurt dışında olduğumu söyledim. "Darbe yapıldı" dedi bana. "İnsanlar sokaklara indi daha sonra çatışmalar çıktı. Meclis ve hükümet binaları ele geçirildi. Bunu kimin yaptığını bilmiyorum ama bakanlar ve başbakan öldürüldü. Böyle olunca erken seçim ve daha sonra başka bir hükümet başa geçti. Sonrası malum" dedikten sonra sustu. Belki de söyleyeceklerinin yasaklı olmasından dolayı sustu belki de tekrardan hatırlamak istemedi yaşadıklarını. Belli ki onun başka kayıpları vardı. Eve gidene kadar hiç konuşmadık. Bende onu konuşması için zorlamadım.

Eve gittiğim zaman taksinin parasını verdim ve apartmanın dış kapısını açarak içeriye girdim. 2 kat boyunca merdivenleri tırmandım ve kapının önüne geldim. Kapının kilidini değiştirip değiştirmediğimi merak ediyordum. Düşünmekle fazla uğraşmadım ancak. Yan çantamdan anahtarı çıkartıp anahtar deliğine soktum. Kapının açıldığını belirten mekanik sesi duyduktan sonra hızlıca kapıyı açtım ve içeriye girdim.

İçerisi yıllardır hiç havalanmamış gibiydi. Hızlı bir şekilde camları ve balkonun kapısını açtım. Bu esnada etrafa baktığımda her yerin tozla kaplı olduğunu gördüm. Bu da benim yıllarca gelmediğimi gösteriyordu. Acaba gelecekteki bana ne olmuştu. Evi karıştırmaya başladım nedense her şey bıraktığım yerde duruyordu. Evdeki tüm camları açtım ve dizüstü bilgisayarımı alıp balkona geçtim rahat nefes alabilmek için.

Yeni aldığım bilgisayarım şu anda 4 yaşında olduğu aklıma gelince hafifçe gülümsedim. Daha sonra Sandalyeye oturup bilgisayarımı açtım biraz araştırma yapmam gerekiyordu. Ülkeme, kendime ve ona ne olduğunu bulmam gerekliydi ve bu gelecekte geçirdiğim her saniye onu parçalamama sebep oluyordu. Mesela ben bu gelecekte geçmişe dair sayısal sonuçları alsam ve her hafta büyük ikramiye kazansam kesin zengin olurum. Ancak geçmişe döndüğümde para kazandıkça zamanı paramparça ederim. Bu yüzden interneti açtığımda sayısal sonuçlarına bakmadım.

İlk olarak Google'a girdim ve adımı yazdım. Bu sayede yaşayıp yaşamadığımı öğrenebilirdim. Kendimi tanıyorsam eğer kesin bazı paylaşımlarda bulunmuşumdur. En azından bloguma bir şeyler yazmışımdır ancak hiçbiri yoktu. En son bu zamana geldiğim gün her şey kesilmişti. Sanki tarihten silinmiştim bir anda. Dolasıyla kendime ne olduğu ile alakalı başka teoriler üretmeliydim.

Araştırmam gereken bir diğer konu ise ülkeme ne olduğuydu. Bu yüzden güvendiğim haber sitelerini açtım ancak hepsi kapatılmıştı. Demek ki yeni sistem baskıcıydı ve karşı görüşlere izin vermiyordu. Bu durum benim gerçek bilgiye ulaşmamı sağlaması oldukça güçtü. Bende diğer haber sitelerine baktım eski tarihli haberlere baktım. Tahmin edebileceğim gibi yapılanlar sanki çok güzelmiş de ülke bir diktatörden kurtulmuş gibi haberler yapılmıştı.

Bloglardaki yazılara bakmak istedim ancak pek bir sonuç bulamadım. Daha sonra aklıma gazeteci bir tanıdığım geldi ve onu aramak istedim. Ancak telefonuma birkaç aydır fatura ödemediğim için kapanmıştı (faturalarımı otomatik ödeme talimatı verdiğim için demek ki bankadaki param birkaç ay önce bitmişti.). Zaten interneti de borçlarımı ödeyerek açtırmıştım. Ben de ilk önce telefonumu açtırdım ve gazeteci tanıdığımı aradım. Selam verdikten sonra kendimi tanıttım ve beni merak ettiğini söyledi. Anlatacağımı söyledikten sonra acil olarak görüşmek istediğimi belirttim ve birkaç saat sonraya sözleştik. Ondan bilgi alacağımdan emindim onun korkusu olacağını düşünmüyordum.

Etrafta fazla insan olmadığı bir yerde buluşmak istedim daha rahat konuşabilmek için.


Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook