Son yolculuk 43


Her 3 yemek gelmesine bir gün diyordum ben ve günlerden birisine Pazartesi adını verdim. Aslında başa bir isim de verebilirdim ama bununla uğraşmak istemedim. Aslında daha önce kurguladığım bir lisandaki isimleri kullanabilirdim ama onu tanıdıktan sonra bildiğim her şeyi unutmuştum ben.

Kendime bir gün belirledikten ve ona Pazartesi adını verdikten sonra oranın düzenini anlamam gerekiyordu. Her üç günde bir bahçeye çıkıyorduk. Yani Çarşamba ve Pazar günü bahçeye çıkarıyorlardı bizi. Bu zamanda da özgür olduğumuz söylenemezdi ama. Duvarın üstünde eli silahlı nöbetçiler buluyordu ve siyahlı adamlar etrafımızda nöbet tutuyordu. Bu yüzden oradan kaçma ihtimalim oldukça düşüktü.

Dışarıyı da anlatacağım elbette ama lütfen biraz sabırlı ol. Her şeyi sırasıyla anlatmazsam anlamsızlaşırlar. Anlatacaklarım anlamsızlaşırsa eğer hikayemi tam olarak anlayamazsın. Bu yüzden biraz daha sabret lütfen. Sabırsızsın biliyorum ama hayatta istediklerinin olmasını istiyorsan sabretmeyi öğrenmen gerekir.

Kendimi orada bulduktan sonra 5 gün kadar geçmişti ve yapacak hiçbir şeyim yoktu. Konuşacak birisine ihtiyacım vardı benim. İlk başta örümceklerle konuşmayı denedim ama onlar çok uzaktaydı. Daha sonra odada gezinen bir fare fark ettim ama o da yanımda hiç durmuyordu. Yanımda kalsaydı eğer onunla konuşabilirdim. Her ne kadar yanımda kalması için ona ekmeğimden bir parça versem de hemen alıp kaçıyordu. Bu yüzden kendime yeni bir arkadaş bulmalıydım ve gölgelerden bir arkadaş yaptım kendime.

Aslında insana benzemiyordu, ancak bunun önemi yoktu. Hem her zaman yatağımın karşısındaki duvarın üzerinde duruyordu bu yüzden istediğim zaman onunla konuşabilecektim.Onunla ne konuştuğumu merak edebilirsin elbette. Bende merağını gidermek için hemen cevap vereyim sana. Elbette ondan bahsettim hep. O ise bıkmadan, sıkılmadan dinledi.

Hiç bir şeyi olmayan insan tek bir şeye tutunmak zorunda kalır çünkü bilir ki ondan başka her şey sahtedir. Bende öyle yaptım ve tek gerçeğim dediğim ona tutundum. Başka türlü orada dayanamazdım ben. Zaten yerinde zor tuttuğum akıl sağlığımı kaybetmem için gerekli olan her şey vardı yanımda. Gölgelerle konuşmaya başladığımı veya farelerden dost yaptığımı düşünürsen ne halde olduğumu anlayabilirsin. O bana geleceğim demişti. Eğer gelmeyecek olsa bunu söylemezdi değil mi? İnsan neden bunu yapar ki karşısındakine? Boşa umut vermek değil midir bu? Yalandan bir hayale tutunmasını sağlamaz mı?

Peki o gerçekten gelecek miydi? İç seslerimin bana sıklıkla söylediği şeydi bu. "O gelmeyecek"diyorlardı, "o gerçek bile değil" diye ekliyorlardı sonra. Bir ayna olsaydı orada yabancı filmlerdeki ayna ile tartışma sahnesini çekebilirdim. İç seslerimi susturmam gerekiyordu ancak onlar susmuyordu. Bende zihnimden bir bıçak çıkardım ve iç sesimin karşısına geçtim. "Ne olur sus" dedim ona. "Sana yalvarıyorum sus. Daha fazla konuşma artık." O ise gülümsedi sadece. Canım yanıyordu ama iç sesim canımın daha fazla yanmasını istiyordu. Buna dayanamıyordum ben. İnsan kendini nasıl yenebilirdi?

Aslında iç sesler bunu sıklıkla yapardı. İç sesler her şeyin aynı kalmasını isterdi. Kişinin hayatındaki değişiklikleri istemezdi bu aynılık kişiye acı çektirse bile. Acının aynı kalmasını isterdi iç sesler. Yeniliklere kapalıydılar hep bu yüzden kişi özgür olabilmesi için onlardan kurtulmalıydı. Bıçağı sağ elimle sıkıca tuttum ve ileriye doğru savurdum. Onun karnına sağlandığını ve sıcak kanının elimi boyamasını hissettim. Daha sonra elimi geriye çektim ve tekrar sapladım. Ve tekrar.

Öldüğünden emin olabilmek için kafasından tuttum ve sert bir şekilde bıçağı boynunun üzerinde gezdirdim. Açıkta kalan soluk borusundan çıkan nefes sesini dinledim bir süre boyunca. Daha sonra nefes alış verişi sona erdi. Ve ben yatağın üzerine oturdum tekrardan. İşte o an sessizlik hakimdi zihnime. Hayatım boyunca hiç bu kadar sessiz olmamıştı etraf.

İnsan başkalarını yenebilmek için önce kendisini yenmelidir demişti birisi. Ben o an kendimi yenmeyi başarmıştım ve karşımdaki en büyük düşmanı aşmıştım. Bunun ötesinde kalan her şeyi yapabilirdim ben. Kendini yenmeyi başaran insan dünyayı bile fethedebilir demişti başka birisi ve dünyayı fethetmek umurumda bile değildi. Sadece ona ulaşmak istiyordum.


Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook