Son yolculuk 52

Şimdi başladığım yerdeyim yine. Sonla aramda sadece bir adım kaldı. Tek bir adım sonra her şey bitecek benim için ve her zaman olduğu gibi yenileri başlayacak. Hep böyle olmaz mı bir meyve önce toprağa düşer dalından sonra toprakta çürür ve ondaki besinlerle başka canlılar doğar. Benden ne olacak onu bilmiyorum ama umurumda da değil. İnsan sonun kenarında beklerken bunların hiçbirini düşünmüyor. Sadece sonun o muhteşem güzelliği var önümde ve ben hayranlıkla onu seyrediyorum.

Sana da teşekkür etmek istiyorum. Sabırla dinledin beni, sorgulamadın. İnsanlar genellikle bunu yapmaz her şeyi sorgulamaya bayılırlar. İnsanlar sorguladıkça ise asla öğrenemezler hayatı. Hayatı öğrenmek için şimdiye değil geleceğe bakmak gerekir biraz ki bunu hiçbirimiz yapamayız bu yüzden anlamak için geçmişe bakmak gerekir. Geçmişe bakarak olayların nasıl sonuçlar doğurduğunu görebiliriz.

Şimdi ise içinden anlattıklarımı deli saçması olarak görüyorsun biliyorum. Bunların hiçbiri gerçek olamaz diyorsun mesela. Bana deli sıfatını layık görüyorsun mesela. Anlattıklarımın gerçek olmadığını ekliyorsun sonra. Hemen karar verme ama biraz daha bekle ve bana öyle deli de. Eğer yine de inanmıyorsan sözlerime istediğini söyle bana ama asla unutma sistemin sana ezberlettiği cümlelerden dolayı oluyor aslında bu.

Burada sadece ben ölmeyeceğim, sende öleceksin. Ben köprüden atlayacağım belki ama sen de merdivenin bir basamağından atlayacaksın. Belki beni balıklar yiyecek ve nefes almayı bırakacağım ama sen içindekileri öldüreceksin ve yeniden doğacaksın Anka kuşu gibi küllerinde büyüyeceksin.

Benim içinse artık çok geç. Hikayemi bitirdim ve gidiyorum. Hiçbir şey beni durduramaz artık sadece son bir perde kaldı ve o kısa bir süre sonra başlayacak. Bu yüzden bu saçma tiyatroda yer alan herkese teşekkürü borç bilirim. Onlar olmasaydı buraya kadar gelemezdim. Onlar olmasaydı bu kadar güçlü olamazdım. Onlar olmasaydı yalnızlığı bu kadar öğrenemezdim ve onlar olmasaydı gördüğüm aptal bir uykudan asla uyanamazdım.

Şimdi gidebilirsin. Hikayem sona geldi ve sonu görmek istemiyorsan eğer gidebilirsin. Ayrıca kaldığın için de teşekkür ederim sana. Şimdiye kadar hiç kimse kalmadı ben de biliyor musun? Kimsenin kalmasını da istemedim. İnsanlar hayatında kalırsa seni eksiltirler. Önce duygularını alırlar senden sonra zamanını ve daha sonra ise hayatını. Seni sen yapan her şey kaybolur o anda ve sen yok olup gidersin. Adını bile değiştirirler senin, sana dair olan her şey değişir.

Elbette neden onca yıl onun peşinden koştuğumu, bir bir türlü acıya göğüs gerdiğimi merak ediyor olabilirsin. Gerçek mutluluktan vazgeçeli çok oldu benim. En azından acım gerçek olsun diyorum artık. Unutma aşk için almadığın her nefes bile sahtedir senin. Gerçeği arıyorsan önce aşkı araman gerekir. Aşkı bulman demiyorum dikkat edersin, herkes aşkı bulamaz. Aşkı bulanları ise artık masallar anlatıyor şimdi. Aşk bulunmak için değil aramak için vardır.Aşk yoklukla varlık arasındadır. Varlığı seçersen aşkı kaybedersin. Aşkı seçersen de varlığı kaybedersin. Ben aşkı seçtim ama ve varlığın tamamını kaybettim ve şimdi yok olmaya gidiyorum.

Hiç var olmamış gibi yok olmayı hiç düşündün mü? Sorduğum soruya bak, düşündüğünü çok iyi biliyorum. Sadece doğru yolu bulamamışsındır. Bir ipucu vereyim mi sana düşündüklerin yanlış. İz bırakman gerekiyor hayatta. Kimse seni hatırlamasan bile sana ait bir anıyı görmeli ve seni düşünmeliler. Yok olmak ve ölümsüz olmak arasındaki fark gibi ve bence her insan ölümsüz olmayı düşlemeli.

Mesela ben sende yaşamaya devam edeceğim ve sen sözlerimi başka birisine götüreceksin ve onda da yaşayacağım. Yaşamımda ulaşamayacağım kadar insana ulaşacağım böylece ve öyle bir iz bırakacağım ki hayatta yaşayan her insan benim adımı bilmeseler bile tanıyacak beni. Bu bile umurumda değil benim biliyor musun?

Sadece sonu seyrediyorum ve söylemem gereken son sözü merak ediyorum. İnsan sondan hangi sözü söylemelidir ki "Otosçopçunun Galaksi Rehberin'de" olduğu gibi "Elveda ve tüm o balıklar için teşekkür ederim" mi demeliyim yoksa? Bilmiyorum ama belki güzel bir son söz söyleyerek giderim buradan. Son söz söylemek gerekli midir acaba? Mesela çok sevdiğim birisinden sonsuza kadar ayrılırken söylediğin "Sonra görüşürüz" sözü anlamsız değil midir? Ben kimseye bunu söylemedim mesela. Kimseye boş yere umut vermedim.

Umut vermek anlamsız geldi hep bana. Mesela "Her şey çok güzel olacak" demedim hiç. Olmayacağını bilirim çünkü karşımdaki insan da bilir. Hayat inişli ve çıkışlı bir yoldur. Bir düşer bir kalkarsın, bir gülümser bir ağlarsın. Birisinin gelip "Her şey güzel olacak" demesi anlamsızlığın en üst noktasıdır. Bunun  yerine birisinin "Ne olursa olsun ben hep yanında olacağım" demesi çok daha anlamlıdır ama bunu söyleyenlerin sayısı da çok azaldı.

Gözlerini açıp o şekilde bakma bana. Arkamdan üzüleceğini hiç söyleme. Sevin hatta amacıma ulaşmış olacağım ben. Bir çoklarının aksine ben istediğim şeyi yapacağım. Ağlayacağım deme mesela, beni o kadar önemsediğini de söyleme. Gerçek olmadığını biliyoruz ikimizde. Hiç bir şey söyleme bana ve o şekilde bakma. Benim için sevin sadece, Ben giderken el sallama mesela. "Hoşça kal" da deme bana. Denize doğru, uzaklara doğru bak ve serin bir rüzgarın esmesini bekle. Beni hatırlamak istiyorsan eğer o rüzgarda hatırlar beni. İnsan rüzgarlarda hatırlanırsa eğer hiç bir zaman unutulmazmış diyorlar. Sözlerinin doğru olup olmadığını öğrenelim beraber.

Zaman geldi şimdi. Veda etmeyi beceremem ben bu yüzden benden veda sözleri bekleme benden. Vedalara inanmıyorum çünkü. Bir düşünceyim ben, bir fikirim. Beni unutma demeyeceğim sana ama düşüncelerimi unutma. Şimdi gösterinin tanıdını çıkar, benden sana bir armağan olsun bu gösteri.

"Şehrin her yerinde patlama sesleri duyuldu bir an. Tüm şehir patlamaların gürültüsü ile uyandı o anda. Herkes ne olup bittiğini anlamak için gökyüzüne baktı. İlk başta siyah dumanların her yeri kapladığını gördüler. Siyah dumanlar şehrin üstünü örtmüştü. İnsanlar korkuyla tanıdıklarını aradılar ama kimse zarar görmemişti. Kimse zarar görmediyse bu patlamaların sebeplerini merak ettiler daha sonra.

Bir süre sonra gökyüzünden beyaz sayfalar düşmeye başladı. İlk başta ne olduğunu anlamadılar ama. Sayfalar biraz daha düştüğünde gökyüzünden fotoğrafların aşağıya doğru sürüklendiğini gördüler. Yüzlerce, binlerce hatta on binlerce fotoğraf şehrin her yerini kaplamaya başladı. Esen rüzgar fotoğrafları evlerin balkonlarına getirdi, açık pencerelerden evlerin içine bile girdi fotoğraflar.

Fotoğraflara bakanlar büyük bir şaşkınlık içinde kaldı. İlk başlarda anlayamadılar ama. Üzgünün son sözüydü aslında bu fotoğraflar. Onun hayata son bir hediyesiydi. Sistemin aşkı öldürdüğünün fotoğrafları tüm şehre yayıldı ve o fotoğraflara bakan herkes uyanmaya başladı.

Sistem şimdiye kadar aldığı en büyük yarayı aldı o an. İnsanlar sistemin kölesi olmadılar daha fazla. Sistemin istediklerini yapmadılar. Sistem aşkı öldürmüştü ama insanlar onu tekrar canlandırdılar. Sistemin aşk diye sattığı her şeyi bir kenara fırlattılar. Artık elmalı telefonların bir anlamı kalmamıştı. 

İnsanlar uyanmıştı artık. Soludukları hava artık özgürlük kokuyordu ve özgürlüğün düşüncesi tüm dünyaya yayıldı. Bir anda fotoğraflar internette dolaşmaya başladı ve tüm dünyaya ulaştı. Tüm dünyada insanlar uyandı böylece ve ilk kez ayağa kalktılar. İlk kez insanlar sistemin sonunu getirdi. 

Aşk tekrardan sokaklarda özgürce dolaşmaya başladı. Aşk masalları tekrar yazıldı daha sonra. Aşk için yaşamaya başladı herkes. Her insanın aldığı her soluk aşk için oldu ve aşk ucuz hurafelerden kurtulup gerçek oldu. Gerçek tanımı o an tekrardan yazıldı. Bilinen tüm kurallar unutuldu ve insanlık tekrardan kazandı."

Şimdi yanımdasın. İnanılır gibi değil ama yanımdasın benim. Nasıl hissettiğimi anlatmaya kalksak bunu yapamayacağımı biliyorsun bu yüzden sormuyorsun bile. Sana bakıyorum ve gözlerini görüyorum. Gözlerine baktığımda geleceği ve geçmişi görüyorum. Evrenin nasıl yaratıldığını anlıyorum o an.

Sana bakıyorum ve yaşadığımı hissediyorum. Elimi tutuyorsun ve ben cennete dokunduğumu hissediyorum. Bana sarılıyorsun ve o an ben ilk kez yaşadığımı anlıyorum. Ben seninle yaşadım diyorum kulağına, sessiz bir biçimde. "Zaman geldi" diyorsun bana.

Ve biz atlıyoruz. Köprüden atlamıyoruz ama. Beraber aşka atlıyoruz. Çok uzun bir süre boyunca düşüyoruz sonra. Evrenin başlangıcına kadar gidiyoruz daha sonra evrenin sonuna gidiyoruz. Hep elimi tutuyorsun benim. Beraber tüm zamanları aşıyoruz. Sonsuza kadar birlikte oluyoruz sonra.

"Aşıklar hiç ölmezmiş diyorum" gülümsüyorsun. Zamanlar arasında dolaşıyoruz beraberce. Seni daha fazla seviyorum. Aşkın ölümsüz olduğunun kanıtı oluyoruz sonra. Gittiğimiz yerlerde kelimelerin anlamı kalmıyor zaten biz konuşmyoruz. Bir olmayı öğreniyoruz beraber ve beni öpüyorsun. O an yüzlerce yeni evren yaratılıyor ve her biri senin gibi kokuyor.

"Aşk" diyorum tekrardan "şimdi isimlerimizin tamlayanı.

Ve biz gidiyoruz zamanı bile aşarak.


Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook