Aşkın mezarı 19



3. Bölüm

Kız yazıyı düşünmeye devam ediyordu. Ertesi gün ise gitmeyecek olması onun için önemliydi. Böylece sabaha kadar yazıyı düşünebilir ve onu anlamaya çalışabilirdi. Sanki aradığı tüm cevaplar yazıda gizliydi ve yazıyı anlarsa cevaplara ulaşabilecek gibi hissediyordu. Bu yüzden onu tekrar ve tekrar okudu. İçinde yeni oluşmaya başlayan düşüncelere bıraktı kendini ve kendini uzak bir diyarda buldu.

Mavi çimlerin yanındaydı yine. Bu sefer bir farklılık vardı ama. Gittiği dünya daha renkliydi bu sefer. Çiçeklerin kokusu daha gerçekti. Soluduğu hava bile ona daha gerçek geliyordu. Daha önce defalarca kez gittiği bu dünyaya daha fazla ait hissediyordu.

Bu sefer yaşlı ağacın yanına oturmak yerine biraz dolaşmayı tercih etti. Her çiçeği kokladı mesela. Her kuşu uzunca inceledi. Neden dünyası farklılașmıștı bunu bilmiyordu. Okuduğu yazı ile ilgili olmalı diye düşündü ve tek bir yazı bile ona neler katmıştı. Acaba yazıyı daha fazla anladığı zaman neler olacaktı. Ancak bunların hiçbirini fazla düşünmedi. İlk defa böyle hissetmiști ve hissettiklerini anlatması mümkün değildi.

Aradığı bir çok cevap vardı. Ancak o hiçbirini bulamamış onun yerine tahmin bile edemeyeceği şeyler öğrenmişti. Aslında öğrendiğini düşünmüyordu sadece onun bilmediği şeyler olduğunu anlamıştı. Onları anlamak zamanını alacaktı ama zaman konusunda bir sıkıntısı yoktu.

Mavi çimlere olan yolculuğu bittiği zaman kelimelerle dolu bir kağıdın yanında buldu kendini. Yaşadıkları çok güzeldi. Sanki şimdiye karar hiç çalışmamış bir organını çalıștırmıștı ve yaşadıkları onunla alakalıydı.

İki kağıdı üst üste koydu ve sayfalar arasında bir etkileşimin olmasını bekledi. Ancak hiçbir şey olmadı. Mürekkebin akıp tek bir sayfada yeni bir yazı oluşturmasını beklemişti belki de. Bunun gerçek olamayacağını çok iyi biliyordu ama yine de bu düşünceyi kafasından atamıyordu.

Küçük bir kutunun içinde sakladığı düşünceleri etrafa saçılmıştı ve saçılan düşünceler arasında ne yapabileceğini bilmiyordu. Kötü rüyalarını süsleyen, ona çeşitli acılar çektiren siyahlının yanına gitme zamanı yaklaşıyordu.

Acaba onun yanında da değişen şeyler olacak mı diye merak etti. Kendinin değiştirdiğini, daha da büyüdüğünü hissediyorken onun da değişmesi gerekiyordu. En azından siyahlı ona yol gösterebilirdi.

Odasının ortasında beyaz ışığın belirmesi de aynı zamana denk gelmişti. Beyaz ışık belirdikten sonra duvarlar yıkılmaya başladı ve içeriye serin bir rüzgar geldi. Bir süre sonra siyahlı içeriye girdi. Bu sefer bıçağından kan damlamıyordu. İçeriye girdikten sonra kızın yanına geldi ve bir süre boyunca bakıştılar. İlginçtir ki kız artık korkmadığını fark etti. Daha doğrusu daha az korktuğunu fark etti. Ona acılar çektiren birisinden daha az korkması mantıklı değildi ama mantığın çok önemi yoktu.

Aradan geçen kısa olmayan bir sürenin ardından adam kızın yanına geldi ve onun yanına oturdu. Uzun siyah paltosunum cebinden bir kağıt çıkardı ve kıza uzattı. Kız kağıdı aldığında ne yapacağını bilemedi bir süre. Ardından hafifçe gülümsedi ve "teşekkür ederim" dedi. O an farkında değildi ama gözlerinin içi gülüyordu yüzünden daha fazla.

Kağıdı aldıktan sonra "neden?" diye sordu. "neden bunlar oluyor?

Siyahlı adam hiç bir değişiklik göstermeden" çünkü doğuyorsun ve her doğum acı ile olur dedi. Bu sözü söyledikten sonra siyahlı adam ayağa kalktı ve odanın dışına doğru yürümeye başladı.

Adam evi terk edip ev eski haline döndüğü zaman kız elindeki kağıdı okumaya başladı. "Aradığın tüm cevaplara ulaşacaksın" yazıyordu kağıtta.

Aradığı tüm cevaplara ne zaman ulaşacaktı?  Daha soruları bile bilmezken cevaplara nasıl ulaşacaktı? Cevaplar için ne yapması gerekiyordu? Bunların hiçbirini bilmiyordu ama bildiği tek bir şey vardı. Önünde yeni ve çok büyük bir kapı açılmıştı ve o kapıdan geçebilirse başka dünyalara gidebilirdi.


Share this

Related Posts

Previous
Next Post »

Find Us On Facebook