Aşkın mezarı 2. kitap 39. bölüm

Kız başını aşağıya doğru eğdi ve bir anda onlarca silah ateş almaya başladı. Bir an boyunca silahların sesi duyulabilen tek ses oldu. Bir an sonra ise zaman yavaşladı. Bu anda kurşunların havada daire çizerek ilerlemesini seyrettiler ve sonra ateş ettiler. Silahlarından çıkan kurşunlar yavaşlıyor ve arkalarında izler bırakarak ilerliyordu. Ateş ettikten sonra başka bir hedefe ateş ettiler ve bir başkasını. Öncelikli olarak kulelerdeki keskin nişancıları hedef alıyorlardı. Onlar bittikten sonra ise diğer siyahlı adamlara geçmişti.

Bir süre daha ateş etmeye devam ettiler. Kurşunlar hala hedeflerine ulaşma yolunda ilerliyordu ve her kurşunun hedefini bulacağından emindiler. Erkek bir an için etrafa baktı ve havada kaç tane kurşunun olduğunu merak etti. Saymaya kalksaydı yapamazdı büyük ihtimalle. Bir an kadar sonra askerlerden bir tanesinin ileriye doğru bir bomba fırlattığını gördüler. Bomba yavaşça onun elini terk etti ve yavaşça ilerledi.

Bir süre boyunca ateş etmeye devam ettiler ve daha sonra kız artık dayanamayacağını söyledi ve yanlarındaki erkek ileriye doğru birkaç tane bomba fırlattı. Daha sonra ise zaman normale döndü ve hepsi birlikte eğildiler. Ateş sesleri normal hızına geri dönmüştü. Bir duvarın arkasından etrafı izliyorlardı ve ateş ettikleri her siyahlı adamdan çıkan kırmızı izleri gördüler. Büyük bir bozgun yaşanıyordu. Karşılarında duran siyahlı adamlar teker teker düşüyor ve yer kırmızıya bürünüyordu.

Birkaç an geçtikten sonra önlerindeki siyahlı adamların hepsi yerde yatıyordu. Ancak içeride daha fazlası vardı ve bu nedenle dikkatli ilerlemeleri gerekiyordu. Keskin nişancılar yüksek yerlere konuşlandı ve dışarıya çıkan herkesi vurmaya başladılar. Bu şekilde biraz daha devam ettiler ve karşılarında duran binanın camlarından ateş gelmeye başladı.

Bunun üzerine ateş binanın pencerelerin etrafındaki duvarlara doğru yöneldi. Hedefi zorla görebiliyorlardı ve bu nedenle biraz çevresel ateş etmeleri gerekiyordu. Şiddetli ateş devam ederken savaşçı eliyle ileriyi işeret etti ve bir grup ilerlemeye başladı. Onlar saklanarak ilerlerken ateş devam ediyordu. Birkaç an sonra ileriye doğru giden grup kapının önüne kadar geldi. Daha sonra ileriye doğru bombalar atmaya başladılar.

Bu esnada kapıdan dışarıya doğru birkaç tane siyah adam çıktı. Daha önce onlar kadar büyük bir siyah adam görmemişlerdi. Her biri 3 kişi büyüklüğündeydi ve bedenlerine saplanan kurşunlar onları yavaşlatmıyordu bile. Daha da kötüsü ise onlar yavaşlamıyordu ve vurdukları o an yere seriliyordu. O an için onları durdurmak çok mümkün değildi sanki.

Bir an için durdular ve kız "Başlarını hedef alın" dedi. Daha sonra uzaktan gelen kurşunlar onların kafalarını hedef almaya başladı. Birisinin ölmesi için kafadan onlarca kurşunun girmesi gerekiyordu. Onlardan onlarcası olduğu hesaba katıldığı zaman işlerinin kolay olmadığını anladılar.

Bombalar kurşunlardan daha fazla zarar veriyordu. Bunu bir bombanın iri bir siyahlı adamın yanında patladığında anladılar. Onun siyah duman ortadan kaybolduktan sonra bir an yok olduğunu gördüler. Ateş sesleri karşılıklı olarak devam ediyordu. Ancak biraz zaman geçtikten sonra karşıdan gelen ateş sesleri azalmıştı ki bu oldukça güzel bir gelişmeydi.

Ancak onlarda kayıplar vermişti. Yaralananlarda vardı ve bu oldukça zordu onlar için ancak geri çekilme şansları yoktu ve ateş etmeye devam ettiler. Kız bir gizlendiği yerden ayağa kalktı ve ileriyi işaret etti. O tarafa bakan erkek ise savaşçının iri yarı bir siyahlı adam tarafından ortadan ikiye bölündüğünü fark etti. Sonra adam başka bir aşkın koruyucusuna döndüğü sırada yanında patlayan bir bomba ile parçalandı. Onlar nasıl bir şeydi öyle diye düşündü erkek.

Birkaç an daha geçtikten sonra karşıdan gelen ateş sesleri kesildi ve siyahlı adamlar binanın içine girmeye başladı. Bu esnada erkek ve kız arkadan ilerliyordu. Yol boyunca yaralanan arkadaşlarını geriye doğru taşıyorlar ve yaralarını kapatıyorlardı. Bir süre sonra aşkın koruyucularının büyük bir bölümü binanın içine girmişti ve katlarda çok sık olmasa da ateş sesleri geldi. Ölmeyen siyahlı adamları öldürüyorlar diye düşündü erkek.

Biraz daha zaman geçtikten sonra bina tamamen temizlenmişti. "Ne kadar kaybımız var?" diye sordu erkek.

"13 kişi"

"Kaç tane yaralımız var?"

"İkisi ağır olmak üzere toplamda sekiz kişi."

"Güzel daha önce konuştuğumuz gibi alt katlara doğru ilerleyeceğiz. Unutmayın tehlike hala geçmiş değil. Her şeye hazır olmanız gerekiyor unutmayın. Siz önden ilerleyeceksiniz ve siz onları koruyun.
Share:
Yorum Gönder

Social Share

Etiketler

Blog Arşivi

Recent Posts

Sample Text

Düşlerimin mezarlığına hoş geldiniz. Giderken küçük bir unutma beni çiçeği bırakırsanız güzel bir hatıra bırakırsınız.