Aşkın mezarı 2. kitap 46. bölüm

Kız ve erkek yerde hareketsiz bir şekilde yatan kırmızı ayın yanında bir an için durdu ve birbirlerine baktılar.

"Neden uyanmıyor?" diye soor rdu kız.

"Bilmiyorum belki birazdan uyanır. Kendini toparlaması gerekiyordur belki de."

"Umarım çabuk uyanır."

Bu esnada kırmızı ay daha derin nefes almaya başlamıştı ve bedeni hareket etmeye başladı. Erkek ve kız gülümsemeye başlamıştı onun hareket ettiğini gördükleri zaman. Bir an kadar sonra kırmızı ay gözlerini açtı. İkisi birlikte onun kırmızı gözbebeklerine bakmaya başlamıştı. Bir an kadar sonra erkek "Kaç!" diye bağırdı.

O bir an içinde kırmızı ayın zihnine girmişti ve orada karşılaştığı nefret bir an için nefes almasını engelledi. Daha önce hiç bu kadar büyük bir nefret ile karşılaşmamıştı. Sanki etrafındaki herşeyi parçalamak istiyor gibiydi.

Bir an kadar sonra kırmızı ay hızlı bir şekilde doğruldu ve elini kıza doğru uzattı ve kızın boğazını sıktı. Bir an içinde kız nefes alamaz hale gelmişti ve bunu gören erkek kırmızı ayın üzerine doğru atıldı. Amacı kızı kurtarmaktı ancak kırmızı ay kızın boğazını hiç bırakmadan diğer eliyle erkeği tuttu ve onu parçalanmış arka kapıdan dışarıya doğru fırlattı. Bu nasıl bir güçtü.

Erkek parçalanmış kapıdan dışarıya doğru uçarken kolunu yana doğru açarak kapıya tutundu ve tekrar ileriye doğru atıldı. O güç ile kızın boğazını paramparça edebilirdi ve erkek buna izin veremezdi. Kırmızı ayın zihnine tekrar girerek "Seni kurtarmak için geldik buraya." dedi. Ancak hiçbir karşılık alamadı ve kırmızı ay kızın boğazını sıkmaya devam etti.

Bu sefer erkek tekrardan kırmızı ayın üzerine doğru atıldı. Ancak kırmızı ay yine onu geriye doğru itti. Erkek tekrardan onun zihnine girip "Onu bırak." diye bağırdı.

Kırmızı ay ona doğru baktı ve kızı bırakıp ayağa kalktı. Sağ yumruğunu ona doğru salladı ve yumruğu erkeğin yanağına çarptı. O an erkek geriye doğru düştü ve ağzının kan dolduğunu hissetti. Kırmızı ay yerde yatan erkeğin üzerine çıktı ve ona vurmaya başladı.

Bu esnada kız tamamen şaşırmış bir şekilde doğruldu zoraki nefes alıyordu ve kırmızı ayın üzerine atlayarak onu durdurmaya çalıştı. Kollarını omuzlarına doladı ancak kırmızı ayın bundan kurtulması fazla uzun sürmedi. İki eliyle kızın omuzlarını kavradı ve onu ileriye doğru fırlattı. Tekrardan erkeğe dönüp yumruk atmaya devam etti. Erkek bu esnada yüzünü boşta kalan kollarının arkasına saklamıştı. Bu şekilde kendini korumaya almaya çalışıyordu ancak fazla uzun süre dayanamayacağını düşünüyordu.

Kız ise çaresiz bir şekilde belindeki silahını çıkardı ve kırmızı aya doğru ateş etmeye başladı. Silahtan çıkan kurşunlardan birisi kırmızı ayın omuzuna saplandı. Bu esnada diğer aşkın koruyucusu içeriye girdi ve kırmızı ayın üstüne atıldı. Omuzundan yaralanan kırmızı ay daha kolay bir hedef olmalıydı ancak o hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalktı ve aşkın koruyucusunu alıp yan tarafa fırlattı.

Kız bir el daha ateş etti ve kurşun kırmızı ayın koluna isabet etti. Ancak kırmızı ay kurşunlardan etkilenmiyor gibiydi. Bir sonraki kurşun onun bacağına isabet ettiği zaman gözlerinin kırmılığı iyice artmıştı. Sanki gözlerinin içinde öfkeden bir yangın yanıyordu ve yangın her an daha da artıyordu.

Erkek ise yüzü kanlar içinde kalmasına rağmen tekrardan kırmızı ayın zihnine girdi ve "Sana yardım etmeye geldik." sözünü tekrarladı.

Kırmızı ay çok hızlı hareket ederek fırlattığı aşkın korucusuna doğru ilerledi ve ona vurmaya başladı. Birkaç yumruğun ardından aşkın koruyucusu yerde yatıyordu ancak kırmızı ay ona vurmaya devam etti. Önce kemiklerini kırdı ve daha sonra kırdığın tüm kemikleri yerinden kopardı. Aşkın koruyucusunun kolları bedeninden bağımsız bir şekilde yerde yatıyordu. Birkaç an içerisinde kırmızı ay aşkın koruyucusunun kafasını bedeninden ayırmıştı.

Kız birkaç el daha ateş etti ama kırmızı ay yavaşlamıyordu bile. Sağ elini kavaya kaldırdı ve ona doğru gelmekte olan tüm kurşunlar yere düştü. Kız birkaç al daha ateş etti ama kurşunlar tekrardan yere düştü. Kız silahında kalan kurşunları da bitirdiği zaman kırmızı ay yavaş adımlarla onlara doğru geliyordu. O kadar korkutucu bir görüntü vardı ki ikisi de kıpırdayamadı.

Kırmızı ay onların yanına geldiği zaman ayakta duran kızı boğazından yakaladı ve onu tekrardan havaya kaldırdı. Erkek ise onu kurtarmak için boş yere kırmızı aya vurmaya çalışıyordu.

Bir an kadar sonra "YETER!" diye bir ses duydular. O sesi tanıyorlardı. Beyaz ay ve siyah aya aitti o ses. Kırmızı ay sesi duyduğu zaman onlara doğru döndü ve kızı bıraktı. "Sonunda uğraşmaya değecek birileri çıktı karşıma." dedi. Geçen birkaç an içinde kırmızı ay ilk kez konuşmuştu ve o konuştuğu zaman sanki etraftaki tüm ısı yok olmuştuç


Share:
Yorum Gönder

Social Share

Etiketler

Blog Arşivi

Recent Posts

Sample Text

Düşlerimin mezarlığına hoş geldiniz. Giderken küçük bir unutma beni çiçeği bırakırsanız güzel bir hatıra bırakırsınız.